ilk haftamin sonunda sadece 4 gun calistim. toplamda 30 saat. baya guzel bir sayi aslinda zaten bu hafta imanimi gevretiyorlar yorucu baya. ilk 2 gunden 25 saati buldum umarim boyle giderde eylulde rahat gezerim. normalde calistigim arcade centerlarda amerikalilardan baska kimse calistirmazlarmis bende birkac istisnadan biriyim. menejerlerimle aram iyi giderse is yonunden sorunum olmucak gibi. arcade center denilen seyde ateri salonunun biraz buyugu gibi. kollu oyuncak kapma makinalari ile dolu. yavas yavas da surekli musterilerimle tanismaya basliyorum. benim isimse tam olarak yapabildigim hersey olarak geciyor. makinadaki oyuncaklari dizme makine kontrolu bilet yerlestirme ve herzaman insanlarin gozunun onunde olup onlara yardimci olmak. gunde ortalama 12 saat ayakta oluyorum. off gunumde gidip rahat bir ayakkabi almam sart oldu. amerikada insanlar toprak demekte zorlaniyorlar (gerci rus ve sevgilisi cok super 'torpaak' diyor) ama menejerlerim cok basarili o konuda. en tok sesli turkler gibi 'topraaaaak' diye bir bagiriyor her seferinde memleketten birileri geldi saniyorum. calistigim yer boardwalkun icindeki en kucuk arcade center. birazda o yuzden rahatim. eger insanlar gelirse vakit nasil geciyor anlamiyorum ama kimse yoksa gercekten cok yavas geciyor zaman.
eve gelince 9 turk ve 1 rus kaliyoruz. 2 gune 1de rusun sevgilisi yanci olarak katiliyor. yavas yavas gruplasmalar basladi evde. rahat olanlar ve titiz olanlar gibi. evde yemek ve banyo yapabildigim birde uyuyabildigim surece bence istedikleri kadar gruplasabilirler. eve gelen ilk insan oldugum ve temizligin bi kismini tek basina yaptigim icin birde chris (en buyuk menajer) ile hep ben konustugum icin evde birazcik dedigim oluyor ama insanlar mekani ogrenince forsum kalmicak. zaten ne kadar az turkle takilirsam o kadar iyidir sanki.
yavas yavas ortam olusmaya basladi. boardwalk ta yemek aralarinda calisanlar surekli birbirleriyle tanisma derdinde. sanirim 2 hafta icinde ilk partiyi verenler olucak. umarim davet ediliriz. bizim ev biraz uzak birazda kimseyler konusmayan insanlardan olusuyor. benimde isimde benden baska work and travel ogrencisi yok. umarim bu partileri kacirmam cunku bu evde parti vermek imkansiz.
burdan ruslardan uzak dur diyen tum arkadaslara sesleniyorum. gercekten cabaliyorum ama burda sadece ruslar var. simdilik uzak durma konusunda basariliyim ama partilerde falan onlar baskin taraf olucak. birkac tanesini yanima cekmem lazim sanki.
point pleasant ta hergun yagmur yagiyor. isim kapali mekandada sadece erken kapatiyoruz. ride departmaninda calisanlar yagmur yaginca evlere postalaniyor. 1 hafta icinde sicaklar baslar diyorlar. yagmurdan cokda sikayetci degilim cunku mukemmel bir goruntusu var. ozellikle okyanus tarafindan gelirse izlenmeye ve islanmaya deger bir manzara oluyor. ayrica yagmurda bisiklet surmekte ayri bir keyifliymis. su yasima kadar neden yapmadim bilmiyorum gercekten.
dunde ilk hafta serefine birkac bira ictik. aslinda vodka gibi birsey alalim demistik ama eyalet yasalarinca saat 10dan sonra sadece bira sarap ve sampanya satilirmis. dunde gece 11de gercekten sehrin bir ucundan diger ucuna bisikletle gittik anca bulduk bira satan biryer. bira satan yer dedigimde bar aslinda. abim barin icine birde icki satilan yer acmis. barda filmlerdeki amerikan barlarinin aynisi idi. ismi marvin's bar icerde bilardo masasi var biraz eskimis barin 4 tarafi kapali dovmeli pis bakisli abiler bira iciyor falan. ama adamlarin pis bakislisi bile kibar. birine kapiyi tuttum kendi dilinde tesekkur etti. (tam olarak ne dedigini anlamadimda). en yakin zamanda oraya gidip bir bira icecegim.
birde surekli zencileri soran arkadaslara bir aciklama yapayim. hiphopcu zenciler ve hiphopcu beyazlar, yani hipapcilar hayvan gibi adamlar. insana benzer yerleri yok sevmedim o herifleri. ama zencininde adam gibisi var. yani her zenci harlemden cikma izbandutlar olmuyor. bunuda cumartesi gunu yapilan jazz blues & wine festivalinde anladim. cazci bilader geldi guzel bir muzik ziyafeti verdiler. yagmur yagmasa cok daha super olabilirdi. bir sise de sangria aldim. o kadar sangria denilen adina turkuler yakilan (bakiniz: lou redd perfect day -sangria icin yazilmadi ama icinde geciyor-) icki bildigimiz sirince meyve sarabi cikti. ama tadi cok guzel ona diyecek lafim yok.
sanirim simdilik bu kadar. cok yogun geciyor gunler daha yazamadigim bir suru sey var aslinda. okuyanlara simdiden tesekkurler.
im out
torpaq
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

daha da yaz TOPRAAAK
YanıtlaSilşimdiden özledim be toprak :)
YanıtlaSilyazicam ben ama hadiye sen kimsin cikaramadim ben ;)
YanıtlaSiloykucum bende ozledim ama buralarda pek guzelmis kapagi bu tarafa atmaya bak :))
toprak banada yazzzzzzzzzzzzzz
YanıtlaSilyazıcam hepinize yazıcam
YanıtlaSilToprak bana yazma beybi, sen kendine yaz ben yancılık yaparım senden^^. Kolay gelsin işinde gücünde ve şunu unutma ki;
YanıtlaSil"Haftada en az 30 saat çalışmayanların ya da denize girip güneşle sevişenlerin üzerine ateşten toplar gönderdik".
Bakara suresi 23. ayet.